Akilli Adam Hem Kitaplari Hem de Doğrudan Doğruya Hayati Okur ile İlgili Kompozisyon

Akıllı adam hem kitapları hem de doğrudan doğruya hayatı okur özdeyişini açıklayan bir kompozisyon yazınız.

Kitapları Okumak Hayatı Okumaktır

Bana göre dünyada yapılabilecek en akıllı iş kitap okuma alışkanlığı kazanabilmektir. Çünkü her insan kitap okumayı sevmez. Kitapları sevmek de bu yüzden akıllılık olarak nitelendirilebilir. En akıllı adam kitap okuyan adamdır diye düşünüyorum. Çünkü kitap okumak bize aslında hayatı öğretir. Böylelikle hayatı okumayı da öğrenmiş oluruz.

Hayatın her türlü aşamasına kitaplarda yer verilir. Kitabı yazan zaten insanlar olduğu için kitapların içinde hayatın sevinçleri, acılarına dair bilgiler mevcuttur. Bu yüzden kitap okudukça hayatı da okumuş oluruz. Kitapların insana sağladığı katkılar göz önünde bulundurulursa kitap okuyanların ne kadar akıllı olduğunu rahatlıkla anlayabiliriz.

Her kitap değerlidir ve insanlar tarafından okunmayı bekler. Burada dikkate alınacak en önemli nokta kitap okumayı sevmektir. Kitapların içine girdikçe hayatın anlamına da erişmek kaçınılmaz olacaktır. Bu yüzden kitaba yeteri kadar değer vermek gerekiyor. Şöyle bir düşünelim isterseniz, kitaplar sayesinde zihnimizi daha iyi kullanıyoruz. Hayattaki olaylara bakış açımız değişiyor. Artık düşünerek hareket ediyoruz. Bütün bu güzellikleri sağlayan sadece kitaplardır. Dolayısıyla akıllı adam hem kitapları hem de doğrudan doğruya hayatı okur diyebiliriz.

Sonuç olarak hem çocuklara hem de kendimize akıllıca bir iyilik etmek istiyorsak, yapacağımız iş kitapları sevmek ve kitap okuma alışkanlığı kazanmaktır. Akıllı adam da kitapların ne kadar yararlı olduğunu bildiğinden kitap okumaktan geri durmaz, hem kitapları okur hem de hayatı okur. Kısaca belirtmek gerekirse kitap okumakla sadece bilgimiz artmaz, hayatı okumayı da öğrenmiş oluruz. Dolayısıyla hayatın anlamı kitaplarda gizlidir.

Kibirli Olmak ile İlgili Kompozisyon

Kibirli Olmak ile İlgili Kompozisyon

Kibirli olmak çok kötü bir duygudur. Sanki bir ayrıcalığı varmış, başkalarından üstün bir özelliğe sahipmiş gibi insanın kendini beğenmesi, diğer insanlardan üstün görmesi kibirli olmaktır. Böyle bir kişiliğe sahip olan biriyle anlaşmak da zordur. Çünkü kibirli olan kişi çevresindeki diğer kişileri küçük görür, onlara yüksekten bakar. Oysa durum gerçekte böyle değildir. Kimsenin bir başkasından herhangi bir üstülüğü yoktur. Herkes anı özelliklere, sahip olarak eşittir.

Kibirli olmak insana hiçbir şekilde yakışmayan kötü bir huydur aslında. Yani kendini büyük görmek anlamına gelen kibir insana iyi gelmez. Bu nedenle kibirli olmaktan olabildiğince kaçınmakta fayda var. Çevrenizde mutlaka kibirli insanlar görmüşsünüzdür. Onların etrafındaki arkadaş sayısı da pek fazla değildir. Çünkü onlar kendini beğenen kişilerdir. Bu nedenle pek kimse kibirli olanlarla iletişim kurmayı istemez diye düşünüyorum.

Kibir bana göre kurtulması çok zor bir hastalıktır. Bu hastalık insana kötü bir bakış açısı vermekle kalmaz, bir kurt gibi insanı adeta yer bitirir. Dolayısıyla kibre karşı kendimizi korumalı, kibirli olmanın hiç de iyi bir şey olmadığını aklımızdan bir an bile çıkarmamalıyız.

Bir insan kibirli davranarak aslında en büyük kötülüğü kendisine yapmış olur. Haliyle kendini beğenmek gibi yanlış bir davranışta bulunan biri yalnızlaşır. Kısaca söylemem gerekirse, kibrin insana yalnızlık ve acıdan başka hiçbir etkisi yoktur. Yalnızlık ve acıyla baş başa kalmak da insan için ağır olan bir şeydir. Görüldüğü gibi kibirden hiç kimseye bir fayda gelmez. Çevremizdeki insanlarla iyi bir iletişim kurmak istiyorsak, alçak gönüllülüğe önem vermeli, kendimizi beğenme duygusundan kısacası kibirli olmaktan sakınmalıyız.

Sonuç olarak kibir ve gurur, insan ilişkilerini zedeleyen olumsuz bir düşünce yapısıdır. Bu yüzden kibir gibi kötü bir alışkanlığa kapılmaktansa, alçak gönüllü olup, iyi niyetli bir insan olmaya çalışmalıyız. Böylece toplumda daha sağlıklı ilişkiler kurabiliriz.

Çocuk Hakları ile İlgili Kompozisyon Kısaca

Çocuk Hakları İle İlgili Kompozisyon Kısaca

Dünyadaki bütün insanlar gibi çocuklar da bazı haklara sahiptir. Bu haklar insan olmanın gereği olarak çocukların korunmasını, onlara eşit davranılmasını sağlayan haklardır. Örneğin eğitim hakkı, barınma hakkı, sağlıklı bir yaşam hakkı gibi haklardır. Çocukların geleceğimizin teminatı olduğunu düşünürsek onların haklarından yararlanmasının ne kadar önemli olduğunu görebiliriz.

Çocuklar geleceğimizdir. Bu yüzden çocuk hakları konusunda herkesin duyarlı davranması, çocuklarımızın haklarından en iyi şekilde yararlanması gerekiyor. Onları kız erkek diye ayırt etmeden geleceğe güvenle hazırlamak biz yetişkinlere düşen önemli bir görevdir.

20 Kasım tarihi tüm dünyada Dünya Çocuk Hakları Günü olarak belirlenmiş bir tarihtir. Bu tarih çocukların da belirli haklara sahip olduğunu bilmek açısından önem kazanmıştır. Haklarından yararlanmayan çocuklar için farkındalık oluşturması bakımından bu özel gün tüm dünyada çeşitli etkinliklerle kutlanır. Öyle ki çocukların şiddetten uzak, sevgi ile yetiştirilmesi tüm dünya insanları için de çok önemlidir. Çocukların duyguları, hissettikleri büyüklerden faklıdır. Onları anlamaya çalışmalı ve geleceğe güvenli bir şekilde hazırlamalıyız. Savaşların olumsuz etkilerinden çocukları kurtarmalıyız. Onlara korkunun ve şiddetin olmadığı güzle bir dünya sunmalıyız.

Çocuklar sevgi, şefkat, huzur içinde yetişmezse yarınlarımız karanlık olur. Çünkü çocuklar gelecekteki dünyamızdır. Yani çocuklar haklarından en güzel şekilde yararlandırılmalıdır. Çünkü her çocuk değerli ve özeldir. çocuklara da saygı uymalıyız. Onları sahip olduğu haklara uygun olarak eşit bir şekilde, sevgi saygı içinde yetiştirmek hepimizin öncelikli bir görevidir diye düşünüyorum. Dünya Çocuk Hakları Günü işte bu yüzden değerlidir. Herkes çocuklar da dahil bazı haklara sahiptir ve kimsenin hakkı elinden alınmamalıdır.

Sonuç olarak çocuk hakları konusunda herkesin bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Kısaca ifade edersek, çocuklar arasında ayrım yapılmaması, yapılan herhangi bir işin çocuğun yararına olması, çocukların iyi bir yaşama kavuşturulması konusundan hepimiz de özenli davranmalıyız. Çocuklar haklarına uygun bir şekilde, şiddetten, korkudan uzak, sevgi, saygı, hoş görü, barış ve kardeşlik içinde yetişirse dünya daha da güzelleşecektir. Bu da ancak çocuk haklarına riayet edilmesiyle gerçekleşir.

Ağaç Yaşken Eğilir ile İlgili Hikaye

Ağaç yaşken eğilir ile ilgili hikâye yazınız.

Ağaç Yaşken Eğilir Atasözü ile İlgili Kısa Bir Hikaye

Yiğit ilkokulda okuyordu. Onun biraz huysuzluğu vardı. Bu yaramazlığı annesini ister istemez rahatsız ediyordu. Annesi bir öğretmen olarak ağacın yaşken eğileceğini gayet iyi biliyordu. Çocuğundaki bu huysuzluğu ortadan kaldırmak, onu uyumlu bir kişi olarak yetiştirmek istiyordu. Bunun için de tek gerekli olan şey ona sevgiyle yaklaşmak, her şeyin ölçüsü olduğunu bilmesini sağlamaktı.

Annesi Yiğit’i bir gün karşısına aldı ve onunla bir yetişkin gibi konuştu. Oğluna istediği zaman istediği gibi davrananın ne gibi olumsuz sonuçlara yol açabileceğini sakin bir şekilde anlattı. Huysuzluğun insan ilişkilerinde onulmaz yaralar açabileceğini, sakin ve iyi huylu bir olmak gerektiğini kısaca ifade etti. Yiğit annesinin söylediklerini can kulağıyla dinledi. Bu konuşmadan sonraki günlerde annesi Yiğit’i belli etmeden takibe aldı. Ancak bu süreçte oğlundan sevgisini esirgemiyor, onunla yeri geldiğinde arkadaşça konuşuyordu.

Yiğit, henüz küçüktü küçük olmasına fakat annesinin gösterdiği sevgi karşısında kendini değerli hissetmeye başladı. Günler geçti, haftalar geçti, artık Yiğit’te değişimler göstermeye başladı annesi. Artık sınıf arkadaşları ve öğretmeni Yiğit hakkında, annesine eskiye göre sakinleşti, daha uyumlu biri haline geldi gibi sözler söylüyordu. Annesi bu sözler karşısında ağaç yaşken eğilir diye kendi kendine düşündü.

Yiğit artık öz güvenli bir öğrenci haline geldi. Annesinin ona gösterdiği sevgi ve verdiği değer onu değiştirdi. Huysuzluktan kurtardı. İnsanlar küçük yaşta daha kolay eğitilir. Atalarımız ağaç yaşken eğilir atasözü ile insan yetiştirmenin küçük yaşta daha kolay olduğunu ifade etmiştir. Biz de bu konuyu hikayede ele aldık.