Bu bölümdeki metni incelerek ağustosta gölge kovan zemheride karnın ovar atasözü ile ilgili kompozisyon yazısı ve konuşma sınavı için kısaca fikir edinebilirsiniz.
Gölge arayan biri, daha çok yatmayı seven biridir. Yani çalışmaktan hoşlanmayan, iş yapmaya üşenen, ben yatayım da başkaları bana baksın düşüncesini yaşam tarzı edinmiş bir kişidir. Böyle biri geleceğini hiç düşünmez. Oysa insanın her şeyden önce karın doyurma gibi gidermesi gereken temel bir ihtiyacı vardır. Bu hayati ihtiyacı karşılamak için çalışmak zorundayız.
İşten kaçarak, yan gelip yatarak iletiye hazırlanamayız. Çalışmaya en müsait aylardan biri olan ağustosta çalışmak gerekir. Öyle gölge arayan, sürekli yatıp dinlenmek için çabalayan biri kışın en soğuk syı olan zemheride karnını doyuracak, yiyecek ekmek bulamaz.
Zaman, geri dönüşü olmayan ve durmaksızın akan bir nehirdir. Bugün çalışmaktan kaçan, sorumluluk almayan ve sadece tüketen bir insan, yarın en temel ihtiyaçları için bile başkalarının eline bakmak zorunda kalır. Gençlik, sağlık ve fırsatlar eldeyken üretmeyenler, kendi ayakları üzerinde durma gücünü kaybederek başkalarına muhtaç bir yaşama mahkûm olurlar. Unutmamak gerekir ki, bugünün zahmetine katlanmayanlar, yarın başkalarının merhametine ve insafına sığınmak zorunda kalırlar.
İnsanın kendi emeğiyle var olamadığı bir hayat, zamanla özgürlüğünü kaybetmesine yol açar. Bugün rahatı seçip yan gelip yatanlar, sadece zaman kaybetmekle kalmaz; kendi ayakları üzerinde durma yeteneğini de yitirirler. Üretmeyen ve sürekli başkalarından bekleyen bir yaşam tarzı, kişiyi eninde sonunda çevresine bağımlı hale getirir.
Çünkü sorumluluktan kaçarak geçirilen her gün, gelecekte ödenecek ağır bir bedel olarak geri döner. Kendi ekmeğini kazanmaktan aciz kalan bir insan, en temel ihtiyaçları için bile başkalarının insafına, merhametine ve eline bakmak zorunda kalır. Sonuç olarak, zamanında emek vermeyenlerin kaderi, ömür boyu başkalarına muhtaç bir şekilde yaşamaktır.