Bu sayfada üzülmek ile ilgili hikaye konusunda örnek bir hikaye yazdım. Başlık olarak kendiniz belirleyin.

Ortaokulu yatılı bir okulda okuyordum. Orada çok iyi anlaştığım, yediğimiz içtiğimiz bir olan çok sevdiğim bir arkadaşım vardı. Birbirimize her anlamda destek oluyorduk. Etüt saatlerinde çözemediğimiz soruları birlikte inceliyor, doğruyu bulmaya çalışıyorduk. Boş zamanlarımızda da dışarı çıkıp geziyorduk. Şehrin caddelerinde tur atıyor, bazen bir bankta oturup dertleşiyorduk. O benim için çok kıymetli bir insandı. Okul hayatımız boyunca hep yakın olduk. Sırlarımı bir tek ona anlatırdım.

Sene bittiğinde evimize gittik. Onunla ayrılırken çok üzülmüştüm. Hatta sonradan telefon ettim. Bir anlaşma yaptık. Yaz okulu açılınca tekrar yurda dönüp beraber çalışacaktık. Biraz sohbetten sonra görüşürüz diyerek telefonu kapattık. Bir iki hafta evimizde takıldık. Bu süre zarfında köydeki yakınlarımızın yanına gittik. Orada dedemle tarlaya gittim. Irmakta yüzmeyi öğrendim. Köyün temiz havası bana çok iyi gelmişti. Günler çabucak geçti. Artık dönme zamanıydı. Çünkü yaz okulu başlayacaktı. Bir gün daha köyde kaldıktan sonra şehre döndük. Evde o gün biraz dinlendim ama aklım köyde kalmıştı. Şehrin havası boğuk geliyordu.

Neyse evde geçirdiğim birkaç gün dinlenmiş oldum. Kendimi psikolojik olarak yaz okuluna, etütlere, ders çalışmaya hazırladım. Eşyalarımı akşamdan bavula yerleştirdik. Ertesi gün babam beni araçla yurda bıraktı Orada hemen arkadaşımın odasına gittim. Aynı odada kalırım diye düşünüyordum. Oraya vardığımda çok sevdiğim bu arkadaşım bana yüz çevirdi. Sanki hiçbir şey yaşamamışız gibi soğuk davrandı. Hem de kendine yeni kankalar edinmişti. Bu durum çok zoruma gitti. O kadar üzüldüm ki yaz okuluymuş falan hiç umurumda olmadı. Hemen babamı arayıp eve dönmek istediğimi belirttim. Çünkü orada kalsam yüreğim buna dayanmazdı.

Post a Comment

Daha yeni Daha eski