5 duyu organımızla ilgili bir hikaye yazınız. Kısa olarak tuttuğum bu hikayeye siz kendi düşüncenmize göre ekleme yapıp başlık koyabilirsiniz.

Bir gün beş duyu organları kendi arasında üstünlük mücadelesi vermek için tartışmaya girmişti. Dokunma duyusu öne atılarak ben sizden daha önemliyim diyordu. Çünkü neyin sıcak, neyin soğuk veya neyin zararlı olduğunu benden iyi kimse anlayamaz açıklamasında bulundu. O sırada koklama duyusu kıs kıs gülerek bak seni, ben olmasam hiçbir şeyin kokusunu alamazdınız. Nasıl bu kadar kendine güveniyorsun diye çıkıştı.

Tatma duyusu bir köşede sessizce oturuyordu ama onun da söyleyecekleri vardı: Hiç boşuna ümitlenmeyin ben im olmadığım bir dünyanın ne tadı ne tuzu olur. Bunu hepiniz de gayet iyi biliyorsunuz. Bana ağzımız açtırmayın, dedi kızgınlıkla. İşitme ise olanları can kulağıyla dinliyordu. Bir müddet sustuktan sonra o da atıldı. Ben yoksam kulaklarınız dış dünyaya sağır olur. Kimin ne dediğini anlayamazsınız. Zeytinyağı gibi üste çıkmaya çalışmanızın bir manası yoktur, dedi. Görme ise içlerinde en olgun duyu organı olarak hepsini sakin bşr edayla dinledi. Artık herkes pozlarını gösterdikten sonra sözü o, aldı.

Şimdi arkadaşlar, kusura bakmayın ama görme olarak benim önemimi unutuyorsunuz. Hiç göremeyen biri hangi yöne gideceğini bilemez. Neyi tutup tutmaması gerektiğini fark edemez Ben de bir duyu organı olarak çok önemliyi. Ama size bir şey söylemek istiyorum. Hepimiz de beş duyu kardeşiz. Hepimizin de çok önemli olduğu alanlar var. Tek başımıza sadece birimiz bir şey ifade etmeyiz. Bu tartışmanın hiçbirimize bir getirisi yok. O yüzden elin birlik olalım, el birliğiyle kardeşçe geçinelim, dedi. Bu sözler karşısında diğerlerinin sesi çıkmadı. Ona hak verdiler. Bundan sonar güç gibi geçinip gittiler.

Post a Comment

Daha yeni Daha eski