Bu yazımızda "Edebî eserlerin toplumsal hareketler üzerinde nasıl bir rolü vardır? Açıklayınız." sorusuna kısaca bir açıklık getireceğiz.

Edebi eserlerde toplumsal hareketleri etkileyen belirgin özellikler söz konusudur. Çünkü bu eseler toplum adına aydınlatıcı, yol gösterici ve rehber olan bir işleve sahiptir. Örneğin edebiyatta ünlenen yazar ve şairlerin dünya görüşleri onların izinden giden kitleleri etkisi altına almaktadır. Burada önemli olan yazarların ideolojik kimliği ve bunun üstünden şekillenen düşünce dünyasıdır.

Toplumda okuyan kitle kendisini hangi edebiyatçının dünya görüşüne yakın hissederse onun eserlerini severek okur, çizdiği yolda gitmeyi sürdürür. Örneğin dünya edebiyatında ya da milli edebiyatımızda başarılı ve çok okunan eserler yazmış birçok ünlü yazar var. Onlara ait eserlerde insanlar yol göstermektedir. Yunus Emre'nin eserlerini okuyan bir toplumda insan sevgisi yerleşir. Bu anlayış toplumsal anlamda bir değişiklik meydana getirir değil mi? Zaten edebi eserlerin merkezinde insan ve onun yaşantıları yer aldığı için yazılan her şey ilgili toplulukları da peşinden sürükler. Dolayısıyla edebiyatçılar sahip oldukları kişisel görüşlerini eserlerine yansıtarak toplumsal hareketlerde baş rol oynamaktadır. Toplum için yazarlar, aydınlar, edebiyatçılar önemli kişiliklerdir. Onların rol model olma özelliği vardır.

Sonuç olarak edebi eserlerde toplumu bilinçlendiren düşünceler vardır. İnsanlar okudukça her olaya bu eserlerin etlisiyle daha farklı bir açıdan bakam yetisi kazanırlar. Bir anlamda edebi eserler toplumda bir aydınlanma sağlar. İnsanlar belki bir konuda bilgiye muhtaçtır. Edebiyatta öne çıkmış geniş kitleleri etkileyen eserleri okuyarak bu konuda bilgi sahibi olur. Düşünce dünyalarında meydana gelen değişiklik kitlesel boyutlara ulaştığında toplumsal hareketlerde somut bir yansıması olur.

Post a Comment

Daha yeni Daha eski